13 Ekim 2014 Pazartesi

Tanrıça Themis özgür kalabilir mi?


HSYK'da son durum: 10 AKP, 4'er MHP, CHP ve cemaat

KEMAL GÖKTAŞ

HSYK üyeliği için adli ve idari yargıdaki seçimlerin tamamlanmasıyla HSYK'da seçimle gelen 16 üyenin 15'i belirlenmiş oldu. Adalet Bakanı ve müsteşarın doğal üye olduğu Kurul'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlar ve öğretim üyeleri arasından seçeceği 4 üye ve bir üyenin de Türkiye Adalet Akademesi'nden seçilmesiyle kurul tamamen yenilenmiş olacak. Akademi'den hükümete yakın bir üyenin gelmesine kesin gözüyle bakılıyor. Buna göre 22 üyeli kurulun 15'i hükümetin destek verdiği isimlerden oluşacak. Ancak seçim döneminde yapılan ittifaklar nedeniyle bunların tamamı Ak Parti'ye yakın üyelerden oluşmuyor. Üyelerin siyasi görüşlerine bakıldığında Kurul'un yapısının "10 Ak Partili, 4 sosyal demokrat, 4 ülkücü ve 4 cemaat mensubu" olacağı görülüyor. Sosyal demokratlardan ve ülkücülerden 6'sı hükümet ittifakıyla kurula girerken birer sosyal demokrat ve ülkücünün ise cemaat oylarıyla kurula seçilmesi oy dengelerini daha kritik hale getiriyor.

HSYK 7'şer üyenin görev aldığı 3 daire ve tüm üyelerin katıldığı 22 üyeli genel kuruldan oluşuyor. Adalet Bakanı dairelerde görev alamadığı için Ak Partiye yakın 9 üye, 3 dairede görevlendirilecek. Böylece 7'şer üyeden oluşan her bir dairede 3 Ak Partili üyenin yanı sıra diğer gruplardan gelen 4 üye olacak. Yani hükümete yakın üyeler dairelerde tek başına karar alamayacağı için sosyal demokrat ve ülkücü üyelerle birlikte hareket etmek zorunda kalacak. Hükümet kanadının, HSYK Genel Kurulu'nda da karar yeter sayısı olan 12 oya ulaşmaması nedeniyle diğer üyelerden destek alması zorunlu olacak. Yani hükümet, cemaatin HSYK'ya hakim olmasını önleyerek büyük bir seçim başarısı kazanmış görünüyor ama üyelerin siyasi yelpazeledeki yerleri nedeniyle HSYK'nın hükümet için "dikensiz gül bahçesi" olacağını söylemek oldukça güç.
Yeni HSYK'da cemaatin gücünün sınırlandırılmış olması nedeniyle rahatlayan hükümet, önümüzdeki dönemlerde yargıda yeni sıkıntılan yaşabileceğinin de farkında. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra Anayasa'nın HSYK'nın yapısına ilişkin 159. maddesinin değiştirilmesini gerektiğini söylemesi de bu çerçeveden okunmalı.

Yargının yüzde 40'ı "paralel"

Seçimin bir diğer önemli sonucu da cemaatin yargıda sanılandan daha güçlü olduğunun ortaya çıkması oldu. 12 bin 311 hakim-savcının oy kullandığı adli yargıda en yüksek oyu 5 bin 836 oyla YBP'den Metin Yandırmaz alırken cemaatin adayı İlker Çetin 5 bin 312 oy aldı. Ama bu 500 oy fark Çetin'i ancak 8. yapabildi ve Çetin yedek üye seçildi. Çetin'in bir üst sırasında ise 5 bin 400 oy alan YBP'li Turgay Ateş yer aldı. Yani cemaat, çarşaf liste usulü nedeniyle az bir oy farkıyla bütün üyelikleri kaybetmiş oldu. Cemaat biraz daha oy alsa bu defa YBP'nin 7-0 kaybetmesi söz konusu olabilecekti. Seçimden önec 300 ila 4 bin arasında bir oy gücü olduğu sanılan cemaatin oylarını 5 binin üzerine çıkarması, adli yargının yüzde 40'ına hakim olduğunu göstermesi bakımından da çarpıcı bir sonuç oldu. Bu durum hükümeti "paralel yapıyla mücadele" konusunda zorlayacak bir unsur olarak öne çıkabilecek.

Gizli ittifak olsaydı

Sosyal demokrat yargı örgütleri olan Yargıçlar Sendikası ve YARSAV ortak listesinin beklenenin çok altında oy aldı. Sosyal demokrat ve Alevi hakim-savcıların YARSAV-Sendika listesi yerine YBP'nin listesine oy vermeyi tercih etmeleri nedeniyle iki yargı örgütü 2 bin civarında oyla yetinmek zorunda kaldı. Seçimden önce Yargıçlar Sendikası ve YARSAV ile cemaat arasında gizli ittifak olduğu yönündeki iddilar da seçim sonuçları ile büyük ölçüde çökmüş oldu. Sonuçlar, böyle bir ittifakın olması halinde hükümetin 7-0 kaybedeceğini gösterdi.

"Kripto aday" mı?

Ancak Sendika-YARSAV listesinin en yüksek oyu alan adayı Murat Aydın 2 bir 28 oy alırken, aynı listedeki Levent Ünsal'ın 5 bin 143 oy alması da dikkat çekti. Bu durum Ünsal'a cemaatten de oy verildiğini gösteriyor. Bu durumu sorduğumuz YARSAV Başkanı Murat Arslan "Bizim dışımızda gelişen bir olay. Levent'e son anda kendilerine meşruiyet sağlamak için oy verdiklerini düşünüyoruz. Seçimi kazansalardı 'Bir Alevi'yi de Kurul'a soktuk' diyeceklerdi. Ama biz kendimizden ve Levent'ten eminiz. Biz bir oyunun parçası değiliz" diyor.

Cemaat Okur'a oy vermedi

Seçimin en ilginç sonuçlarından biri de 2010 seçiminde en yüksek oyu alan ve o siçemde kazanan hükümet listesinin mimarı olarak bilinen HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur 821 oy alarak 45 aday arasından 35. olabildi. Bu durum hükümete yakın yorumcular tarafından "cemaatçi" olduğu idida edilen Okur'un cemaatten oy alamadığını da göstermiş oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder